Köpeklerde Kanser ve Belirtileri

Yazar:

Köpeklerde kanser olgusu sanırız her köpek sahibinin korkulu rüyasıdır. Köpeğinin bedeninde bir şişkinlik veya belirgin bir kütle bulmak bir köpek sahibi için oldukça korkutucu bir durum olabilir. Ama hemen yazının başında şunu özellikle belirtmek istiyoruz. Köpeklerde kanser belirtileri olarak görülen bazı şişkinlikler ve garip doku büyümeleri her zaman kötü bir anlama gelmez. Bu nedenle bir veteriner hekim tarafından geniş kapsamlı incelemeler yapılmadan, panik olup karamsarlığa kapılmak doğru değildir.

Genellikle köpeklerde bulunan bir çok şişlik veya ele gelen kabartı ya da kütleler çoğu zaman ödem, kistik herhangi bir yapı, çıban veya istenmeyen başka bir oluşum olarak teşhis edilmiştir. Bu tüm oluşumların kanserojen olmadığı anlamına gelmez, ama ciddi bir araştırma yapılmadan, boş yere üzülmek ve paniklemek de yanlış olur. Genel olarak köpeğinizi sık sık incelemek ve tüm vücudunu gözden geçirmek çok önemlidir. Kontrol sırasında bir takım şüpheli kitleler bulmak her şeyin sonu anlamına gelmez. Lütfen sakin olun ve veteriner hekiminize danışmadan hiç bir sonuca varmayın.

Köpeklerde Kanser Belirtileri

Yukarıda da bahsettiğimiz ve insanları en korkutan şişkinlik ve lokal büyümeler. Bunlar vücudun herhangi bir bölgesinde olabilirler. Bazen çene de, bazen boyun bölgesinde, bazende sırtında veya poposunda olabilir. Birden bire oluşan şişkinlikler den fazla korkmayın. Bir anda oluşuyorsa yani “akşam yoktu, sabah sırtında kocaman şişlik buldum” diyorsanız yüksek olasılıkla, bir kanser olayı ile karşı karşıya değilsiniz. Panik olmadan ama durumu ihmal de etmeden veteriner hekiminizin yolunu tutmalısınız.

Köpeğinizin karın bölgesinin günden güne yavaş veya hızlı bir şekilde büyüdüğünü fark ediyorsanız bir şeyler yanlış olabilir. Abdominal yani karın tümörlerinin bir çoğu bu şekilde şişkinliklerle fark edilir. Özellikle dalak tümörleri ile kendisini inatçı kusma ve ishalle de gösterebilen gastrointestinal tümörler olarak adlandırılan bağırsak tümörleri oldukça hızlı bir şekilde gelişebilirler. Hep dediğimiz gibi her karın şişkinliği illa kanser anlamına gelmez ama karın büyümesi zaten başlı başına bir problem olduğu anlamına gelebilir.

Köpeklerde kanser vakaları arasında belki de en kolay tespit edilebilen kemik kanserleridir. Genellikle köpeklerde ön ve arka ayaklarda daha çok görülen bu tümör türü, hafif topallık veya aksamalar ile aniden başlaması ve çok hızlı büyümesi ile fark edilir. Elbette daha sinsi ve çok yavaş büyüyen tiplerine de rastlamak mümkün ancak genelde köpeklerde görülen kemik kanseri türü bu türdür.

Köpeğinizin nedensiz öksürdüğünü görüyor, yürüyüşlerde çabuk yorulup eve dönmek istediğini fark ediyor ve zaman zaman öksürükle birlikte hırıltılı solunumda artış görüyorsanız, hiç durmayın veteriner hekiminizi görün. Belki alerjik, belki kalp sorunu, belki de astım krizleri geliyor ama yinede emin olmak gerekir. Köpeklerde akciğer kanseri ihmale gelecek bir konu değildir.

köpeklerde kanser ve belirtileri
Köpeklerde kanser görülme sıklığı ırka, boyuta, çevresel faktörlere ve yaşam koşullarına göre değişiklik gösterebilir. Erken dönemde tespit edilebilen bir çok kanser türünü başarı ile tedavi edebilmek mümkündür. Tedavi edilemeyen kanser vakalarında ise hastanın yaşam konforu dikkate alınarak karar verilmelidir.

Sık sık köpeğinizin ağız içi bölgesini kontrol etmeyi ihmal etmeyin. Çenenin dışında oluşan bir kitleyi ne kadar dikkatsiz olursanız olun bir kaç gün içinde görebilirsiniz. Ama köpeklerdeki bir çok ağız içi kanseri vakası ancak kanser çok ilerledikten sonra fark edilmektedir. Bu nedenle ağızda, salya artışı, ufak tefek kanamalar, kötü koku oluşumu, yemek yeme güçlüğü gibi belirtileri takip etmenin yanı sıra hiç değilse ayda bir ağız boşluğunu da kontrol etmelisiniz. Bunun için ağzı açarak yanak boşlukları, alt ve üst damak ile dil altı, görebiliyorsanız yutak bölgesi, diş etlerinin her iki yüzünü de kontrol etmelisiniz.

Köpeklerde deri kanserleri çok yaygın olmamakla birlikte yine de görülebilmektedir. Bu nedenle özellikle ön bacakların hemen bilek üstünde uzun süre geçmeyen yaralar varsa ihmal edilmeden muayene ettirilmelidir. Bunun dışında göğüs bölgesinin özellikle yan taraflarında deri altında hissettiğiniz hafif derece de yaygın ve deri kalınlaşması hissi veren bölgeler varsa yine veteriner hekiminize muayene ettirmelisiniz.

Arada sırada köpeğinizin kuyruğunu kaldırarak popo kısmının hemen yakın çevresinde her biri fındık boyutunda veya daha büyük olabilen yumrular var mı diye kontrol etmelisiniz. Genelde çok kontrol edilemeyen veya kuyruk nedeniyle iyi gözlenemeyen bu bölge de oluşan anal kese tümörlerinin, sıklıkla gözden kaçmasına neden olmaktadır.

Eğer köpeğiniz idrarını yaptığında kan görüyorsanız hemen veteriner hekiminizi görmelisiniz. Bu belki bir idrar yolları taşı ve köpeklerde nadir de olsa sistit nedeniyle oluşmuş olabilir ama risk almayın. Bunlar böbrek kanseri veya idrar kesesi kanserleri ile ilgili de olabilir. Ama hemen korkmayın. Köpeklerde idrar kesesi kanserleri diğer kanser türleri ile kıyaslandığında kısmen, böbrek kanserleri ise nadiren görülür.

Köpeklerde Kanserin Görülme Sıklığı ve Irk Faktörü

Son 25 yıldır köpek kanserleri konusunda yapılan çalışmalar gittikçe çeşitlenmekte ve gelişmektedir. Her geçen gün köpeklerdeki kanser türleri için yeni yeni tedaviler geliştirilmekte ve bir çok yeni bilgi elde edilmektedir.

Öncelikle kabul edilmesi gereken kavram rastlanan tüm tümörlerin kötü huylu ve ölümcül bir kanser olmadığıdır. Bir tümör iyi veya kötü huylu olabilir. İyi huylu tümörler genelde çok ciddi hastalıklara neden olmazlar ve çok fazla yayılma eğiliminde değillerdir. Ancak bu tür oluşumları daima dikkatle takip edip yapısında veya dokusunda bir değişiklik olup olmadığını ve farklı bir yapıya dönüşüp dönüşmediğini kontrol etmek gerekir.

Bazı tümörler ise kötü huylu olabilirler ve çoğunlukla çevre dokulara ve vücut organlarının çoğuna yayılma eğilimindedirler. Bunlar anormal doku üremeleri olup ve kanser tanımına girerler. Aslında bu anlatımda dikkat çekilmek istenen şey kanser ve tümör arasında bir fark olduğudur. Yani yalın anlatımla tümörler iyi huylu ise tümör, kötü huylu, yayılmacı ve daha çabuk büyüyen yapıda ise kanser olarak adlandırılır. Yine başka bir deyişle kanserler tümör olarak adlandırılabilir ancak bütün tümörler kanser olarak yorumlanamazlar.

Köpek kanseri maalesef bazı köpek ırklarında diğerlerine göre daha fazla görülür. Bu ırklar arasında Boxer, Boston Terrier, Cocker Spaniel, Airedale, Border Collie ve Scottish Terrier’leri örnek olarak gösterebiliriz. Irk faktörünün dışında kısırlaştırılmamış olan dişi veya erkek köpekler de genel olarak yüksek risk altında sayılabilir. Bir çok kanser türü genellikle orta yaşın üzerindeki köpeklerde ortaya çıkar. Günümüzdeki tıbbi gelişmeler tıpkı insanlarda olduğu gibi köpeklerin yaşam süresini de gittikçe uzatmakta olduğundan, köpek kanserlerinde artış olduğunu gösteren istatistikler bize göre yanıltıcıdır.

Bazı kanser tipleri bazı köpek türlerinde çok daha sık görülür. Örneğin iri köpekler küçük ırklara göre kemik kanserine daha yatkındır. Yine kısa burunlu köpekler genellikle deri, meme, testis ve beyin kanserlerine çok daha fazla yatkındır. Diğer yandan Labrador, Collie ve Doberman gibi uzun burunlu ırkların burun kanserine yakalanma olasılıkları daha yüksektir. Boxer’ler deri, testisler, kemik ve lenf bezlerini etkileyen agresif bir kanser türü olan lymphoma’ya karşı oldukça hassastır. Cocker Spaniel’ler deri, anüs, ağız, gırtlak ve meme kanserine karşı diğer köpeklere kıyasla daha hassastır.

köpek kanseri ve tedavisi
Kanserli doku veya dokuların lokalize olduğu bölgeye göre halsizlik, iştahsızlık, solunum problemleri, topallık, eklem problemleri, cilt yaraları, kistler ve şişkinlikler görülebilir. Hasta mümkün olduğu kadar rahat ettirilmeli, ağrı varsa giderilmeye çalışılmalı, iyi bir beslenme için iyi kalite de köpek maması ve gerekiyorsa veteriner hekimin tavsiyesi ile vitamin ve mineral takviyeleri yapılmalıdır.

Köpeklerde Kanser Tedavisine Genel Bakış

Günümüzde kanser tedavilerinde geçmişe oranla oldukça iyi bir ilerleme sağlanmıştır. Çoğunlukla kullanılan yöntem, kitlesel olarak nispeten küçük boyutlu ve yayılmamış olan tümörlerde eğer operatif bir müdahale düşünülmüyorsa veya uygun değilse kemoterapi ve radyoterapi uygulamaları yapılmasıdır. Bu konuda yapılan çalışmalarda radyoterapinin genellikle yüksek oranda başarı sağladığı gözlenmiştir. Elbette bunun içinde daha önce de belirttiğimiz gibi kanserin yayılmamış olması kesinlikle şarttır. Diğer taraftan deri veya dış vücut uzuvlarında oluşan kanserin tedavisi iç organlarda oluşan kanserlerin tedavisine göre çok daha kolaydır. Her zaman olmasa da genel olarak büyük kitleli kanser vakalarının tedavisi sırasında uygulanan yöntem biraz daha farklıdır. Genel yaklaşım olarak bu tür vakalarda önce kitle alınmalı, kemoterapi veya radyoterapi ise daha sonra uygulanmalıdır.

Bir köpeğin radyoterapi tedavisi görebilmesi için ilk öncelik sağlık durumunun iyi olması, yani radyasyonun olumsuz etkilerine göğüs gerebilecek kadar güçlü olması gerekir. Tedavi köpek için ağrılı bir işlem olmasa da, tüy kaybı yanı sıra tedavi bölgesinde cilt yanıkları, halsizlik, yemek yememe ve deri ülserasyonları gibi yan etkilerin oluşması mümkündür.

Eğer köpeğiniz herhangi bir kanser tedavisi görüyorsa hemen hemen hastalığın tüm evrelerinde iyi beslenme çok önemli ve gereklidir. Çünkü kanser hücreleri üreyebilmek için hastanın vücudundaki gıdayı, özellikle de glikoz ve yağları kullanırlar hatta deyim yerindeyse çalarlar. Kanserle mücadele için köpeğin gıdasından bu besinleri çıkarmak ve kanserin ilerlemesine yol açmayan gıdaları kullanmaya başlamak her ne kadar iyi bir çözüm gibi görünüyor olsa da, glikoz ve yağlar, köpeğinde hastalıkla mücadele edebilmesi için ihtiyaç duyduğu maddelerdir. Hal böyle olunca bu gıdaların tüketiminin azaltılması doğal olarak köpeğin yaşamsal fonksiyonları içinde istenmeyen önemli sonuçlar doğurur. Çünkü bedenin glikoz ve yağ olmadan hiç bir fonksiyonu düzgün çalışamaz ve zaten tam olarak da bu yüzden hayvanlar ve insanlar zaman içerisinde kanserden ötürü zayıf düşerler. Köpek kanseri tedavisi sırasında veteriner hekiminizin önereceği güçlü beslenme sağlayabilecek köpek maması ve besin takviyeleri mutlaka düşünülmelidir.

Köpek kanserini zamanında tespit edebilmek ve tedavi edilemez aşamalara gelmeden önleyebilmek için köpek sahipleri bu konuda kendilerini bilinçlendirmeye çalışmalıdır. Daha önce de belirttiğimiz gibi herhangi bir şüphe durumunda panik olmadan mutlaka bir veteriner hekimle görüşülmelidir.

Benzer Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: