İguana Hastalıkları Ve Belirtileri

Yazar:

İguana hastalıkları ve bunları nasıl anlayabileceğiniz konusunda kısaca bilgi vermeyi amaçlıyoruz. Elbette iguana uzmanı değiliz ve üzülerek belirtmeliyiz ki ülkemizde iguana hastalıkları ve bakımı konusunda uzman bir veteriner hekim bulmak oldukça zor. Yazımızı yabancı kaynaklardan bulabildiklerimiz ve tecrübelerimizin birleşimi ile hazırlamaya çalıştık. Umarız yeni iguana yetiştiricilerine yardımcı olur.

İguanalar da deri renk değişimleri pek çok hastalığın erken teşhisinde önemli bir kriterdir. Ancak sağlıklı bir iguana da ışık ve ısı değişimlerine göre renk değiştirir. Tamamen normal olan bu durumun dışında olan renk değişimleri önemlidir. Bu nedenle eve ilk geldiği andan itibaren düzenli olarak iguananızın renklerine dikkat etmeli ve gözlemlemelisiniz. Bu sayede normal durumda ki değişimleri ve hastalık durumunda oluşan renk değişimlerini ayırt edebilir ve daha erken aksiyon alabilirsiniz.

Genel olarak İguana hastalıkları ve bunlara bağlı görülebilecek belirtiler şöyledir;

  1. İç Parazitler; İguanalar da yaygın bir sorundur. İguananın sindirim siteminde yuvarlak kurtlar, kancalı kurtlar, nematod, protozoa ve sestodlar görülebilir. Kötü kokulu dışkı ve hiçbir etken olmadığı halde huzursuz görünmesi izlenebilecek belirtilerdir. Parazit dışkıda görülmese de rutin yapılan dışkı tahlilleri ile tespit edilebilir. İguana bakıyorsanız mutlaka 6 ayda bir dışkı tahlili yaptırmalısınız. İlerlemiş bir parazit enfeksiyonun da iguana da halsizlik ve iştahsızlık görülebilir. Bu belirtiler diğer hastalık belirtileri ile karıştırılabilir belirtiler olduğundan rutin muayeneler önem taşır. Tahlil sonucu paraziter bir sorun varsa uygun tedavinin veteriner hekim tarafından yapılması gerekir.
  2. Dış Parazitler; İguanalar da görülen dış parazitlerin başında akarlar ve keneler gelmektedir. Özellikle iguananın baş bölgesinde, kıvrımlı deri bölgelerinde, pullar arasında ve pulların altında yerleşirler. Akarların yoğun olduğu durumlarda deri üzerinde bulanık beyaz renkte hareket eden lekeler şeklinde görüntüler oluşur. Kafes içerisine koyduğunuz bitkiler ve ağaç dalları ile taşınarak çoğalan akar, kene gibi parazitlerin temizlenmesi ile sorun giderilir. Bu nedenle sık banyo yaptırılması faydalıdır. Kene ısırıklarının etkisinin giderilmesi için bölgeye antibiyotikli bir merhem sürülmesi ve derideki yaranın tedavi edilmesi gerekir. İguananın dış parazit sorunun tam olarak giderilmesi için, iguananın tedavisinin yanı sıra kafesin, iguana malzemelerinin ve mobilyalarında temizlenmesi önemlidir.
  3. Mantar Enfeksiyonları; Kafes şartlarının uygun olmaması, yetersiz hijyen ve bağışıklığın zayıflaması nedeniyle oluşan mantar enfeksiyonlarında etkilenen bölgede deride sarımsı ve kahverengi koyu lekeler görülür. Mantar veteriner hekim tarafından kazıntı alınarak teşhis edilebilir. Bölgenin antiseptik ile yıkanması ve mantara etki eden bir antifungal merhem kullanmanın yanı sıra, kafes dezenfeksiyonu yapılması faydalıdır.
  4. Metabolik Kemik Hastalığı; İguanalar için önem taşıyan bir hastalıktır. Özellikle evcil yetiştirilen iguanalar da yetersiz beslenme, D vitamini eksikliği, UVB ışın yetersizliği, yüksek fosfor ve düşük kalsiyum içeren bir beslenme gibi nedenlerle oluşur ve oldukça sık karşılaşılan iguana hastalıkları sıralamasında ilk sıralarda yer alır. Çene ve çene altında şişkinlik, arka bacaklarda şişkinlik, çene ve yüz kemiklerinin yumuşaması gibi belirtiler görülebilir. Kemiklerin zayıflaması nedeniyle hiç sebepsiz kırıklar ve parmaklarda eğilmeler şekillenebilir. İlerlemiş durumlarda kas seğirmeleri, iştahsızlık ve uyuşukluk gibi belirtiler görülebilir. Röntgen çekilerek incelmiş kemikler kolayca izlenebilir. Metabolik kemik hastalığı daha çok 2 yaşına kadar olan genç iguanalar da görülmektedir.
  5. Stomatitis; Ağız içi çürüğü olarak adlandırılan stomatitis, ağız mukozasında görülen iltihaplı yaralardır. İguananın normal ağız mukozası pembe renklidir. Stomatit, şişkinlik, renk değişiklikleri ve yoğun kıvamlı akıntı ile kendini belli eder. Akıntı genellikle çok koyu kıvamlı ve iltihaplıdır. Bakteriyel enfeksiyon söz konusudur. Yemek yemede isteksizlik ilk belirti olsa da başka sebeplerle de iştahsızlık olabileceğinden bu durum gözden kaçabilir. Ancak ağızda akıntı başladığında fark edilen bu durum metabolik kemik hastalığında olduğu gibi çenenin şişmesine de neden olur. Fark edildiği anda veteriner hekime başvurulmalı ve tedavi edilmelidir.
  6. Hipervitaminoz D (D Vitamini Fazlalığı); İguanalarda sık karşılaşılan D vitamini fazlalığı genellikle yanlış beslenme ve yapılan fazla D vitamini takviyesi sonucudur. Genellikle uyuşukluk ve iştahsızlık gibi genel belirtiler gösterir. Bu nedenle iguana için vitamin ve mineral takviyesini, mutlaka önerilen miktarlarda yapmalısınız.
  7. Solunum Yolu Hastalıkları ve Zatürre; Genellikle iyi bakım şartlarına sahip olmayan kafes koşulları, stres, yetersiz beslenme, kirli kafeste bırakılma ve kafes ısısının yetersizliği gibi nedenlerle görülür. Hapşırma, burun akıntısı ve göz akıntısı gibi belirtiler görülebilir. Nefes almada zorluk çekilmesi, görülebilen bir diğer belirtidir. İlerlemiş durumlarda hızlı ve kesik kesik kısa soluk alıp vermenin yanında solunum oldukça güçleşebilir. İguana keyifsiz ve hareketsizdir.
  8. İdrar Kesesi Taşı; Özellikle kedi ve köpek maması ile beslenen iguanalar da fazla protein alımı nedeniyle ürik asit artar ve idrar taşlarına sebep olur. İdrar taşı oluşmasında başka faktörlerde söz konusudur. Beslenme bozuklukları da iguanalar da idrar taşı oluşumunda önemli bir etkendir. Özellikle ıspanak ve pazı gibi besinlerle fazla beslenmeye bağlı olarak gelişen oksalat fazlalığı, kalsiyum eksikliği, A ve D vitamini eksikliği durumlarında da idrar taşı sorunu görülmektedir. Taşların idrar kesesini tahriş etmesi nedeniyle idrarda kan görülmesi en önemli belirtidir. Röntgen çekilerek kesede taşlar tespit edilebilir. Mutlaka veteriner hekim tarafından cerrahi müdahale yapılarak taşlar alınmalı ve yeni oluşumları önlemek için beslenme düzenlemesi yapılmalıdır. Fazla protein alınması ve ürik asit miktarının artmasına bağlı olarak idrar kesesi taşlarının yanı sıra gut hastalığı da iguanalar da görülen diğer bir sorundur. Beslenmenin düzenlenmesi ve hastaya bol su içirilmesi sorunun giderilmesine yardımcı olabilir.
  9. Nekroz; Vücudun bir bölgesinde kan damarlarının tıkanmasına bağlı olarak bölgenin beslenememesi ve şekillenen doku ölümü durumudur. Yavru iguanalar da daha fazla görülür. Sebebi genellikle ortamda düşük nem olması ve hastanın uzun süre düşük nemli ve pis bir ortamda bırakılmasıdır. Ayaklar, parmak ve kuyruk gibi uç organlarda daha fazla görülür. Etkilenen bölgede koyulaşma, siyahlaşma şeklinde renk değişikliği ve deri dökülmesi görülür. Tedavi için ölü dokuların uzaklaştırılması gerekir. İlerlemiş nekroz durumlarında parmağın veya nekroz olan kuyruğun kesilmesi gerekebilir. İyi kalite bir teraryum nem ölçer kullanılması bu önemli sorunun önlenmesinde yardımcı olabilir.
  10. Salmonella; Zoonoz bir hastalık (hayvanlardan insanlara bulaşan hastalık) olan Salmonella enfeksiyonları kusma, ishal, karın ağrısı ile karakterize sindirim sistemi hastalıklarına neden olur. En fazla yaşlılar ve çocuklarda etki gösterir. İguana hiçbir belirti göstermeden taşıyıcı olabilir. Genel olarak dışkı kontrolü ile tespit edilir. Hasta olmasa da taşıyıcı olabileceğinden iguananın atıklarının sık sık temizlenmesi ve iguana ile ilgilendikten sonra ellerin sabun ile yıkanması ve dezenfektan kullanılması önemlidir.
  11. Yanıklar; teraryum ısıtıcıları nedeniyle sık karşılaşılan bir durumdur. İguana teraryumu için lamba veya ısıtıcı kaya alırken gücünü mutlaka kontrol etmelisiniz. Eğer çok yüksek güçlü bir ısıtıcı ise bu, deride yanıklara sebep olabilir. Uygun güçte olsa dahi çok uzun süreler çalıştırılması durumunda da benzer sorunların yaşanabileceğini unutmamalısınız. Birinci derecede yanıklarda deride kabarcık veya soyulmalar olmaz ve sadece siyahımsı koyu bölgeler görülür. Yanık olan bölgeye bir yanık merhemi kullanılması genellikle yeterli olacaktır. İleri derece yanıklarda deride kabarcıklar, soyulmalar ve şişkinlik görülebilir. Soyulmalar nedeniyle bölgede renk değişiklikleri olur. Bölgedeki ölü dokuların bir antiseptik ile temizlenmesi ve bir yanık kremi kullanılması gereklidir.
  12. Apse; Darbe, ağaç dalları ve benzer bir nedenle yaralanma, ısırık, yabancı cisim, parazitler gibi nedenlerle dokuların hasar görmesi sonrasında bakteri veya mantarların etkisi ile sıkça görülen bir rahatsızlıktır. Deride içleri iltihaplı şişkinlikler şeklinde görülen apsenin temizlenmesi ve antibiyotik tedavisi gereklidir. Duruma göre gerektiğinde cerrahi olarak apsenin açılarak temizlenmesi gerekebilir. Mutlaka veteriner hekim tarafından müdahale edilmelidir. Müdahale edilmediği ve ilerlediği durumlarda ölümlere neden olabilir.
  13. İguana Kuyruk Yaraları; İguanalar kuyruğunu bir kamçı gibi savunma aracı olarak kullandığından sık yaşanan bir durumdur. Yaralanan kuyruktaki hasar tedavi edilmediği durumlarda kistik, iltihaplı bir hal alır ve erken tedavi edilmez ise kuyruk kopabilir. Kopan kuyruk tekrar uzar ancak siyah küt bir görüntüsü olur hiçbir zaman eski şeklini almaz. Ortamın nem seviyesinin düşük olması, kafesin temiz olmaması gibi nedenler genel olarak deri hasarlarının iyileşmesini geciktirir. Yetersiz hijyen şartları, yaraların kolayca enfekte olmasının nedenidir. Bu nedenle iguananın kafesinin temizliği büyük önem taşır.

İguanalar da Yumurtlayamama Problemi

Tüm sürüngenlerde olduğu gibi iguanalar içinde önem taşıyan ve sık rastlanan sorun güç doğumlardır. Bu durum çiftleşmeden de yaşanabilir ve yaşanması durumunda hayati önem taşır. Dişi iguanalar çiftleşmeden de yumurtlayabilirler. Tam olarak erişkin olduktan sonra artık yetişkin bir dişi olduklarının göstergesi olarak ve çiftleşme dönemi öncesinde görülen bu yalancı yumurtalarında çıkarılamaması gibi bir durum söz konusu olabilir. Bu durumun yaşanmasında yetersiz ısı, yetersiz sıcaklık, yetersiz yuva alanı gibi pek çok çevresel faktörün yanı sıra pelvis anomalileri, fiziksel yaralanmalar ve hatta yetersiz beslenme ve stres gibi faktörler bu gibi iguana hastalıkları için önemli bir etkendir. Yumurtlama döneminde iştahsızlık normaldir. İguana yemek yemese de parlak, canlı ve aktiftir. Buna karşın yumurtlayamayan bir dişi hiç yemek yemez, genel durum hızlıca kötüleşir, iguana oldukça uyuşuk ve tepkisizdir.

iguana hastalıkları ve belirtileri

Yumurtlama döneminde iguana rahatsız edilmemelidir. Stres yaratacak tüm faktörlerden kaçınılmalıdır. İguana strese girmesi durumunda yumurtlayamaz ve sorun yaşayabilir. Ortamın ısısı oldukça önemlidir, kafes içerisinin sıcak olması yumurtlamayı kolaylaştırır. İguananın yumurtlamakta zorlandığını hissettiğinizde hafif bir sıcak su banyosu faydalı olabilir.

Tüm uğraşılara rağmen yine de yumurtaları çıkaramayabilir. Bu durumu fark ettiğinizde mutlaka cerrahi müdahale yapılmalıdır. Vakit geçirmeden veteriner hekime götürerek yumurtaların alınmasını sağlamalısınız.

İguana hastalıklarında görülen belirtilerin, metabolik kemik hastalıkları dışında kalanları çok spesifik değildir. Bu nedenle erken tespit edilmesi ve nedeni anlamak, tam bir tanı yapmak için detaylı araştırmak gerekir. Genellikle durgunluk, iştahsızlık, depresyon, çevre ile ilgisizlik gibi genel belirtiler gösterir. Bu nedenle iguananız da değişiklik fark ettiğinizde bir uzmana danışmayı ihmal etmemelisiniz.

Belki iguana bakım ve beslenmesine dair yazımızda ilginizi çekebilir.

Bir Cevap Yazın

Benzer Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: